CMK m.91(4)'te düzenlenen ve kolluk amirlerine gözaltı kararı verme yetkisi tanıyan suçlar listesinde 'Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195)' suçu da yer almaktadır. COVID-19 pandemisi gibi bir salgın döneminde, karantina kuralını ihlal eden bir kişi hakkında, bu fıkra uyarınca kolluk amiri tarafından gözaltı kararı verilebilir mi? Bu yetkinin kullanılmasının orantılılık ilkesi açısından değerlendirilmesi nasıl yapılmalıdır?
Evet, kanunun lafzına göre kolluk amiri tarafından gözaltı kararı verilebilir. CMK m. 91(4)-b-8, TCK m. 195'i açıkça listeye dahil etmiştir. Dolayısıyla, pandemi döneminde yetkili makamlarca ilan edilen bir karantina kuralını ihlal eden bir kişinin 'suçüstü' yakalanması halinde, yetkilendirilmiş bir kolluk amiri bu fıkra uyarınca 24 saate kadar gözaltı kararı alabilir. Ancak bu yetkinin kullanılması, 'orantılılık ilkesi' açısından dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Orantılılık ilkesi, bir amaca ulaşmak için başvurulan aracın, o amaçla makul bir denge içinde olmasını, gereğinden daha ağır bir müdahale olmamasını ifade eder. Bu bağlamda şu değerlendirmeler yapılmalıdır: 1. Elverişlilik: Gözaltı tedbiri, kişinin başkalarına hastalık bulaştırmasını önlemek veya hakkında adli işlem yapılmasını sağlamak için elverişli bir araç mıdır? Evet, elverişlidir. 2. Gereklilik (Zorunluluk): Gözaltı, bu amaca ulaşmak için 'gerekli' midir? Yani, aynı amaca daha hafif bir tedbirle (örneğin, kişiyi uyararak evine göndermek, idari para cezası uygulamak, hakkında adli işlem başlatıp serbest bırakmak) ulaşılamaz mı? Çoğu durumda, özellikle kişinin direnmediği veya başkaca bir suç işlemediği hallerde, gözaltı gerekli bir tedbir olmayabilir. Gözaltı, kişinin ısrarla kuralı ihlal etmesi, başkalarını kasten tehlikeye atması veya kaçma şüphesi gibi daha ağır durumlarda gerekli hale gelebilir. 3. Orantılılık (Dar Anlamda): Gözaltı tedbiriyle kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının yaratacağı mağduriyet ile, bu tedbirle korunacak olan kamu sağlığı menfaati arasında makul bir denge olmalıdır. Sadece sokağa maskesiz çıkan bir kişiyi 24 saat gözaltına almak, genellikle orantısız bir müdahale olarak kabul edilecektir. Sonuç olarak, kanun bu yetkiyi tanımış olsa da, kolluk amirinin her karantina ihlalinde bu yetkiyi otomatik olarak kullanması orantılılık ilkesine aykırı olur. Yetkinin, somut olayın vahametine, kişinin davranışlarına ve tehlikenin boyutuna göre, son çare olarak (ultima ratio) kullanılması gerekir.