5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12'ye göre istisnai yolla vatandaşlığa alınma şartlarından biri de 'vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler'dir. Bu 'zaruret' halinin kapsamı ve sınırları nedir? İdarenin bu konudaki takdir yetkisi mutlak mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320206

'Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler' (TVK m. 12/1-c) ifadesi, kanun koyucunun idareye çok geniş bir takdir yetkisi tanıdığı, çerçevesi belirli olmayan bir 'torba' hükümdür. Bu zaruret halinin kapsam ve sınırları kanunda tanımlanmamıştır. Kapsamı: Uygulamada bu hüküm, genellikle kanundaki diğer özel kategorilere (yatırımcı, Turkuaz Kart sahibi, bilim insanı vb.) girmeyen, ancak Türkiye'nin milli menfaatleri, kamu yararı veya insani nedenlerle vatandaşlığa alınmasında bir zorunluluk veya büyük fayda görülen kişiler için kullanılır. Örnekler şunlar olabilir: - Türkiye adına uluslararası alanda önemli faaliyetlerde bulunan ancak diğer kategorilere uymayan kişiler. - Milli güvenlik açısından Türkiye ile işbirliği yapmış ve bu nedenle kendi ülkesinde hayati tehlike altına girmiş kişiler. - Türkiye'nin dış politikasında önemli rol oynayan veya oynaması beklenen kişiler. - Çok özel ve nadir bir yeteneğe veya bilgiye sahip olup, Türkiye'nin bu kişiden yararlanmasında zaruret bulunanlar. Takdir Yetkisinin Sınırları: İdarenin (Cumhurbaşkanlığının) bu konudaki takdir yetkisi çok geniş olmakla birlikte, 'mutlak' ve 'sınırsız' değildir. Hukuk devletinde hiçbir idari yetki sınırsız olamaz. Bu takdir yetkisi, şu ilkelerle sınırlıdır: 1. Kamu Yararı ve Hizmet Gerekleri: İdare, bu yetkisini keyfi olarak değil, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanmak zorundadır. Verilen kararın gerekçesinin bu amaca uygun olması gerekir. 2. Eşitlik İlkesi: Benzer durumda olan kişilere keyfi olarak farklı muamele yapılamaz. 3. Kanunun Amacı: Yetkinin, kanunun amacıyla (Türkiye'ye katkı sağlayacak veya milli menfaatler gereği vatandaşlığı zorunlu olan kişileri kazanmak) uyumlu bir şekilde kullanılması gerekir. 4. Yargısal Denetim: Bu takdir yetkisine dayanılarak verilen vatandaşlığa alma veya almama kararları, idari yargının denetimine tabidir. İdare mahkemesi, idarenin takdir yetkisini kullanırken yukarıdaki ilkelere uyup uymadığını, yetkisini amaç dışı veya keyfi kullanıp kullanmadığını denetleyebilir.