CMK m. 91(4)'te düzenlenen ve kolluk amirine gözaltı kararı verme yetkisi tanıyan fıkranın sonunda, 'Bu fıkra kapsamında kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin hükümler uygulanır' denilmektedir. Bu cümlenin pratik anlamı ve sağladığı güvenceler nelerdir?
Bu cümlenin pratik anlamı, kolluk amirinin idari bir kararla başlattığı bu istisnai gözaltı sürecinin, keyfi bir alıkoymaya dönüşmesini engellemek ve şüphelinin tüm haklarını güvence altına almaktır. Bu ifade, CMK'nın gözaltına ilişkin diğer tüm genel hükümlerinin, bu özel durum için de geçerli olduğunu teyit eder. Sağladığı temel güvenceler şunlardır: 1. Hakların Bildirilmesi (CMK m. 90/4, m. 147): Gözaltına alınan kişiye derhal susma hakkı, müdafii talep etme hakkı, yakınlarına haber verme hakkı gibi temel haklarının bildirilmesi zorunludur. 2. Müdafii Yardımı (CMK m. 149-150): Kişi, gözaltı süresince bir müdafiin hukuki yardımından yararlanma hakkına sahiptir. İfade ve sorgusu müdafii huzurunda yapılabilir. 3. Sağlık Kontrolü (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yön. m. 9): Gözaltına alınırken ve serbest bırakılırken doktor raporu alınması zorunluluğu geçerlidir. Bu, işkence ve kötü muameleyi önlemeye yönelik bir güvencedir. 4. İtiraz Hakkı (CMK m. 91/5): Kolluk amirinin gözaltı kararına karşı da, derhal serbest bırakılmayı sağlamak için Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebilir. 5. Kayıt Altına Alma: Gözaltı işleminin, nezarethaneye giriş ve çıkış saatleri dahil olmak üzere, resmi kayıtlara (nezarethane defteri) geçirilmesi zorunluluğu devam eder. Kısacası bu cümle, yetkinin idari bir makam tarafından kullanılıyor olmasının, şüphelinin Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınmış temel haklarından mahrum bırakılacağı anlamına gelmediğini açıkça vurgulamaktadır.