5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi kapsamında, haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller nelerdir? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/24713 E. sayılı kararında bu kapsam nasıl özetlenmiştir?
CMK m. 141, kanunda belirtilen koşullar dışında veya hukuka aykırı olarak belirli koruma tedbirlerine maruz kalan kişilerin, bu nedenle uğradıkları maddi ve manevi zararların devlet tarafından tazmin edilmesini düzenler. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/24713 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eski 466 sayılı Kanun sadece yakalama, gözaltı ve tutuklamadan kaynaklanan zararları tazminat kapsamına alırken, 5271 sayılı CMK bu kapsamı genişletmiştir. CMK m. 141'e göre tazminat talep edilebilecek temel koruma tedbirleri şunlardır: - Yakalama ve Gözaltı: Kanuni şartları oluşmadan veya kanunda belirtilen süreler aşılarak yapılan yakalama ve gözaltı işlemleri. - Tutuklama: Hukuka aykırı olarak tutuklanan, tutukluluğunun devamına karar verilen veya kanuni gözaltı süresi içinde hakim önüne çıkarılmayan kişiler. - Arama: Kanuna aykırı olarak veya orantısız bir şekilde yapılan arama kararları ve işlemleri. - El Koyma: Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine kanuna aykırı olarak el konulan veya el koyma süresi uzatılan kişiler. - Adli Kontrol: Kanuna aykırı olarak veya orantısız bir şekilde adli kontrol altına alınan kişiler. Bunların yanı sıra, yakalandığı veya tutuklandığı halde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen, mahkum olsa bile tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olan kişiler gibi, sonucunda haksızlığa uğradığı anlaşılan kişiler de tazminat talep edebilir. Yargıtay kararı, bu koruma tedbirlerinin, maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli olmakla birlikte, uygulanmalarının Anayasa ve kanunlarla belirlenmiş sıkı koşullara bağlı olduğunu ve bu koşulların ihlalinin devletin tazminat sorumluluğunu doğurduğunu vurgulamaktadır.