HMK'nın basit yargılama usulünde, davalı iki haftalık süre içinde cevap dilekçesi hazırlamasının 'çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda' ek süre isteyebilir. Bu 'çok zor yahut imkânsız' olma halini somut örneklerle açıklayınız. Hakimin bu talebi değerlendirirken hangi kriterleri göz önünde bulundurması gerekir?
'Çok zor yahut imkânsız olma' hali, hakimin takdirine bağlı, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilecek bir durumdur. Bu duruma ilişkin somut örnekler şunlar olabilir: - Davanın Karmaşıklığı: Dava dilekçesinin çok kapsamlı olması, çok sayıda hukuki ve fiili iddia içermesi, cevap hazırlanabilmesi için teknik bilgi veya uzman görüşü gerektirmesi. - Delillerin Toplanmasındaki Güçlük: Cevap dilekçesine eklenecek belgelerin veya delillerin yurtdışından veya farklı şehirlerdeki resmi kurumlardan temin edilmesinin zaman alacak olması. - Davalının Kişisel Durumu: Davalının veya vekilinin, cevap süresi içinde ciddi bir hastalık, kaza geçirmesi veya öngörülemeyen bir mücbir sebeple (doğal afet vb.) cevap hazırlayamaz duruma gelmesi. - Tatil Dönemleri: Cevap süresinin adli tatil gibi uzun resmi tatil dönemlerine denk gelmesi ve bu nedenle gerekli araştırmanın veya vekile ulaşmanın zorlaşması. Hakimin talebi değerlendirirken göz önünde bulundurması gereken kriterler şunlardır: - Talebin Süresinde Yapılması: Ek süre talebinin, mutlaka ilk iki haftalık cevap süresi içinde yapılmış olması gerekir. Süre geçtikten sonra yapılan talep reddedilir. - Gerekçenin İnandırıcılığı: Davalının ileri sürdüğü gerekçenin makul, hayatın olağan akışına uygun ve inandırıcı olması gerekir. Soyut ve genel ifadeler yeterli değildir. - Orantılılık: İstenen ek sürenin, ileri sürülen zorluğun giderilmesi için gerekli olan süreyle orantılı olması gerekir. Kanun zaten ek süreyi 'iki haftayı geçmemek üzere' sınırlandırmıştır. - Dürüstlük Kuralı: Talebin, yargılamayı bilinçli olarak uzatma amacı taşımaması gerekir. Hakim, talebin dürüstlük kuralına (MK m. 2) uygun olup olmadığını da değerlendirir.