CMK m.91(7) 'Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir.' hükmü amirdir. Bu 'sorgu' ile, kişinin yargılama aşamasında asliye ceza veya ağır ceza mahkemesinde yapacağı 'sorgu' arasında ne gibi farklar vardır?
Her ikisi de 'sorgu' olarak adlandırılsa da, yapıldıkları aşama, amaçları ve hukuki sonuçları açısından aralarında önemli farklar vardır: 1. Sulh Ceza Hâkiminin Sorgusu (CMK m. 91/7): - Aşama: Soruşturma evresinde yapılır. - Amaç: Bu sorgunun temel amacı, gözaltı tedbirinin devam edip etmeyeceğine karar vermektir. Yani, şüpheli hakkında 'tutuklama' (CMK m. 100) veya 'adli kontrol' (CMK m. 109) gibi daha ileri bir koruma tedbirinin uygulanıp uygulanmayacağını veya şüphelinin serbest bırakılıp bırakılmayacağını belirlemektir. - Kapsam: Sorgu, genellikle tutuklama veya adli kontrol şartlarının (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri vb.) varlığı üzerine odaklanır. Maddi vakanın tüm ayrıntıları bu aşamada ortaya çıkarılmayabilir. - Yapan Makam: Sulh Ceza Hâkimidir. 2. Mahkemenin Sorgusu (CMK m. 191): - Aşama: Kovuşturma evresinde (duruşmada) yapılır. - Amaç: Bu sorgunun temel amacı, 'maddi gerçeği' ortaya çıkarmak ve sanığın üzerine atılı suçla ilgili savunmasını alarak, davanın esası hakkında bir hüküm (mahkumiyet, beraat vb.) kurmaktır. - Kapsam: Çok daha ayrıntılıdır. Sanığa iddianamedeki tüm suçlamalar anlatılır, delillerle yüzleştirilir ve davanın esasına ilişkin tüm savunmaları alınır. - Yapan Makam: Davaya bakan görevli mahkemedir (Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi). Kısacası, ilki bir 'koruma tedbiri sorgusu' iken, ikincisi 'davanın esasına ilişkin sorgu'dur. İlki kişi hürriyetine ilişkin bir karar için, ikincisi ise suçun sübutuna ve sanığın cezai sorumluluğuna ilişkin bir karar için yapılır.