CMK m.91(3)'e göre toplu işlenen suçlarda Cumhuriyet Savcısı gözaltı süresini uzatabilir. CMK m.91(4)'te ise şiddet olaylarının yaygınlaştığı toplumsal olaylar ve toplu işlenen suçlarda kolluk amirinin gözaltı yetkisi düzenlenmiştir. Bu iki fıkra arasındaki 'toplu suç' kavramı nasıl bir ilişki içindedir? Birbirlerini dışlarlar mı, tamamlarlar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320183

Bu iki fıkra birbirini dışlamaz, aksine tamamlarlar ve farklı aşamaları veya durumları düzenlerler. CMK m. 91(3), 'genel adli süreci' düzenler. Normal bir yakalama sonrası, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu gibi adli gerekçelerle, 24 saatlik temel gözaltı süresini her defasında bir gün olmak üzere üç gün daha uzatabilir. Bu, savcının soruşturma yetkisi dahilindeki bir işlemdir. CMK m. 91(4) ise, 'istisnai ve acil bir durumu' düzenler. Bu fıkra, özellikle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulduğu 'toplumsal olaylar' sırasında ve suçüstü halinde, savcıya ulaşmanın veya savcının hemen karar vermesinin pratik olarak mümkün olmadığı anlarda, idari bir makam olan kolluk amirine 'ilk müdahale' yetkisi tanır. Kolluk amiri, bu özel durumda ve toplu olarak işlenen suçlarda, süreci adli makamlara devredene kadar 48 saate kadar gözaltı kararı verebilir. İlişkileri şöyledir: Bir toplu suçta, olaya ilk müdahale eden kolluk amiri m. 91(4)'e göre 48 saate kadar gözaltı kararı verebilir. Bu süre sonunda veya öncesinde durum savcıya bildirildiğinde, savcı soruşturmayı devralır. Eğer savcı, soruşturmanın devamı için gözaltının devam etmesi gerektiğini düşünürse, bu kez m. 91(3)'teki yetkisini kullanarak, toplamda 4 günlük azami süreye (Anayasal sınır) ulaşana kadar gözaltı süresini uzatabilir. Dolayısıyla, m. 91(4) acil durumdaki ilk idari gözaltıyı, m. 91(3) ise sonrasındaki adli gözaltı sürecinin uzatılmasını düzenleyerek birbirini tamamlar.