5901 sayılı TVK m. 31'de düzenlenen Türk vatandaşlığının iptali kararının sonuçları açısından, 'ilgili kişi ile birlikte eş ve çocuklar hakkında da uygulanır' hükmü, iptal edilen kişinin Türk vatandaşı olduktan sonra doğan çocuklarını kapsar mı? Hukuki gerekçesiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320179

Hayır, kapsamaz. TVK m. 32'deki bu hüküm, 'kazanılmış haklara saygı' ve 'vatandaşlığın doğumla kazanılması' ilkeleri çerçevesinde yorumlanmalıdır. Bir kişinin hileli bir davranışla (yalan beyan, belge gizleme) Türk vatandaşlığını kazandığını ve bu kararının sonradan iptal edildiğini varsayalım. Bu kişinin çocukları açısından durum ikiye ayrılır: 1. Vatandaşlığı Kazanırken Mevcut Olan Çocuklar: Eğer bu kişi vatandaşlığa alınırken, kendisiyle birlikte ergin olmayan çocukları da ona 'bağlı olarak' Türk vatandaşlığını kazanmışsa, babanın/annenin vatandaşlık kararının iptali, bu çocukların da vatandaşlığının iptal edilmesi sonucunu doğurur. Çünkü onların vatandaşlığı, asıl kişinin hukuka aykırı olan vatandaşlığına dayanmaktadır. 2. Vatandaşlığı Kazandıktan Sonra Doğan Çocuklar: Ancak, kişi Türk vatandaşlığını kazandıktan 'sonra' bir çocuğu dünyaya gelirse, bu çocuk TVK m. 7 uyarınca 'soybağı' esasına göre, doğum anında kendiliğinden ve aslen Türk vatandaşı olur. Bu, çocuğun müstakil ve doğumla kazandığı bir haktır. Bu hak, babasının veya annesinin sonradan kazandığı vatandaşlığın hukuki kaderine bağlı değildir. Dolayısıyla, babanın/annenin sonradan kazanılmış vatandaşlığının daha sonra iptal edilmesi, çocuğun doğumla kazandığı asli Türk vatandaşlığını etkilemez. Aksi bir yorum, kazanılmış haklara ve vatandaşlığın temel kazanım ilkesi olan soybağına aykırı olurdu.