Boşanmada mal paylaşımı davası, 6100 sayılı HMK'ya göre hangi yargılama usulüne tabidir? Bu durumun, dilekçelerin verilmesi ve delillerin sunulması açısından getirdiği temel sonuçlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320174

Boşanmada mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi) davası, HMK m. 316/1-ç'de açıkça sayıldığı üzere 'basit yargılama usulüne' tabidir. Bu durumun, dilekçelerin verilmesi ve delillerin sunulması açısından getirdiği temel sonuçlar şunlardır: 1. Dilekçelerin Verilmesi (HMK m. 317): - Taraflar sadece birer dilekçe (dava ve cevap dilekçesi) sunabilirler. - Yazılı yargılamadan farklı olarak, 'cevaba cevap' ve 'ikinci cevap' dilekçeleri verilemez. - Cevap süresi, tebliğden itibaren iki haftadır ve sadece bir defaya mahsus, iki haftayı geçmemek üzere uzatılabilir. 2. Delillerin Sunulması (HMK m. 318): - Taraflar, tüm delillerini dava ve cevap dilekçeleriyle birlikte sunmak zorundadırlar. - Dilekçelerinde, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için olduğunu açıkça belirtmeleri gerekir. - Ellerinde bulunan belgeleri dilekçelerine eklemeli, başka yerden getirtilecek belgeler için ise gerekli bilgileri dilekçelerinde vermelidirler. Bu kurallar, basit yargılama usulünün temel amacı olan yargılamayı hızlandırma ve daha derli toplu yürütme hedefine hizmet eder. Tarafların, tüm iddia, savunma ve delillerini en başta ve tek bir dilekçeyle mahkemeye sunmaları beklenir. Bu, 'iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının' dilekçelerin verilmesiyle başlamasına neden olur (HMK m. 319).