CMK m.91(7)'de yer alan 'Sorguda müdafii de hazır bulunur' hükmü, şüphelinin müdafiiden feragat etmesi halinde nasıl uygulanır? Bu durumda sorgu yapılabilir mi?
CMK m.91(7)'deki hüküm, savunma hakkının bir güvencesi olmakla birlikte, bu hak mutlak değildir ve şüphelinin iradesine bağlıdır. Şüphelinin müdafiiden feragat etmesi halinde durum, şüphelinin veya sanığın içinde bulunduğu hukuki duruma göre değişir: 1. Zorunlu Müdafilik Halleri (CMK m. 150): Eğer şüpheli, çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul, sağır ve dilsiz ise veya hakkında alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı soruşturma yapılıyorsa, bu durumlarda müdafii bulunması zorunludur. Şüphelinin 'ben müdafii istemiyorum' şeklindeki beyanı (feragati) hukuken geçerli değildir. Bu hallerde mahkeme, barodan bir müdafii görevlendirilmesini istemek zorundadır ve müdafii hazır olmadan sorgu yapılamaz. Yapılırsa, bu sorgu ve alınan ifade hukuka aykırı olur. 2. İhtiyari Müdafilik Halleri: Yukarıdaki zorunlu haller dışında, müdafii yardımından yararlanmak şüphelinin tercihine (ihtiyarına) bağlıdır. Şüpheliye hakları hatırlatıldığında (CMK m. 147), müdafii talebi olmadığını, kendi savunmasını kendisinin yapacağını hür iradesiyle beyan ederse, bu beyanı geçerlidir. Bu durumda Sulh Ceza Hakimi, şüphelinin feragatini tutanağa geçirmek suretiyle sorguyu müdafii olmaksızın yapabilir. Dolayısıyla, hüküm kural olarak müdafiin hazır bulunmasını emretse de, bu kural zorunlu müdafilik halleri dışında şüphelinin açık ve hür iradesiyle yapacağı bir feragat ile aşılabilecektir.