Bir eşin diğerine yaptığı 'ölünceye kadar bakma sözleşmesi'ne konu olan malvarlığı, sözleşmenin tarafı olmayan diğer eş tarafından boşanmada mal paylaşımı davasına konu edilebilir mi? Bu sözleşmenin hukuki niteliğini ve mal rejimi açısından yarattığı durumu analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320169

Hayır, kural olarak dava konusu edilemez. Bu durumun analizi şöyledir: Sözleşmenin Hukuki Niteliği: 'Ölünceye kadar bakma sözleşmesi' (TBK m. 611), ivazlı (karşılıklı) bir sözleşmedir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetme borcunu üstlenirken, bakım alacaklısı da bunun karşılığında bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini devretme borcu altına girer. Bu, bir 'karşılıksız kazanma' (bağış) değildir. Dolayısıyla, bu sözleşme ile bir eşin edindiği mal, TMK m. 220 uyarınca 'kişisel mal' sayılan miras veya bağış kapsamına girmez. Mal Rejimi Açısından Durum: Sözleşme, evlilik birliği içinde yapılmışsa, bakım borcunu ifa etmek için harcanan 'emek' bir edinilmiş mal niteliğindedir. Dolayısıyla, bu emek karşılığında elde edilen malvarlığı değeri de 'edinilmiş mal' olarak kabul edilir ve paylaşıma tabi olur. Ancak olayda, sözleşmenin tarafı eşlerden biri ile üçüncü bir kişidir (örneğin, eşin kendi annesi). Sözleşmenin tarafı olmayan diğer eş, bu sözleşmeden doğan bir hak iddia edemez. Boşanma Davasına Etkisi: Eğer bakım borcunu ifa eden eş, bu borcu yerine getirirken diğer eşin de yardımını almışsa veya evliliğin ortak birikiminden (edinilmiş mallardan) harcama yapmışsa, bu durum farklı bir hukuki değerlendirmeyi gerektirir. Örneğin, bakım için ortak hesaptan para harcanmışsa, diğer eş bu paranın iadesini 'denkleştirme' (TMK m. 230) yoluyla talep edebilir. Ancak, sözleşmenin konusu olan malın kendisi üzerinde, sözleşmenin tarafı olmadığı için doğrudan bir katılma alacağı talep edemez.