Ceza hukukunda 'ek savunma' (CMK m. 226) ile 'ek sorgu' kavramları arasında bir fark var mıdır? Varsa bu farklar nelerdir?
Evet, 'ek savunma' ile 'ek sorgu' tamamen farklı hukuki kurumlardır ve farklı amaçlara hizmet ederler. Ek Savunma (CMK m. 226): Bu, kovuşturma aşamasına özgü bir kurumdur. Sanığın, hakkında açılan davanın hukuki niteliğinin (suç vasfının) değişmesi veya cezasını ağırlaştıracak bir durumun (nitelikli hal, tekerrür vb.) ilk defa duruşmada ortaya çıkması halinde, bu yeni ve aleyhe duruma karşı kendisini savunabilmesi için tanınan bir haktır. Amacı, 'isnadın bildirilmesi' ve 'savunma hakkının' güvence altına alınmasıdır. Ek savunma, genellikle sanık veya müdafiinin sözlü veya yazılı beyanı şeklinde olur. Ek Sorgu: Ceza muhakemesi hukukumuzda 'ek sorgu' adıyla spesifik bir kurum düzenlenmemiştir. Ancak uygulamada ve doktrinde bu kavram, soruşturma veya kovuşturma aşamasında, daha önce sorgusu yapılmış bir şüpheli veya sanığın, yeni delillerin ortaya çıkması, çelişkili beyanların giderilmesi veya olayın aydınlatılması için gerekli görülen başka bir nedenle yeniden ifadesine/sorgusuna başvurulması anlamına gelebilir. Bu, CMK m. 147'deki sorgu usulüne uygun olarak yapılır. Amacı, maddi gerçeğe ulaşmak için ek bilgi ve delil toplamaktır. Temel Farklar: - Amaç: Ek savunmanın amacı sanığın haklarını korumak iken, ek sorgunun amacı maddi gerçeği araştırmaktır. - Zamanlama: Ek savunma kural olarak kovuşturmada ve CMK 226'daki özel hallerde yapılır. Ek sorgu ise soruşturma veya kovuşturmanın her aşamasında, ihtiyaç duyulduğunda yapılabilir. - Zorunluluk: Ek savunma, CMK 226'daki şartlar oluştuğunda mahkeme için bir zorunluluktur. Ek sorgu ise, hakim veya savcının takdirine bağlı bir araştırma işlemidir.