01.01.2002 sonrası yasal mal rejimi olan 'edinilmiş mallara katılma rejimi' ile eşlerin sözleşmeyle seçebileceği 'mal ayrılığı rejimi' arasındaki temel felsefi fark nedir? Bu fark, evlilik birliğine katkının değerlendirilmesini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320162

Bu iki rejim arasındaki temel felsefi fark, evlilik birliğinin ekonomik boyutuna yaklaşımlarında yatar. Mal Ayrılığı Rejimi: Bu rejim, 'bireyselci' bir felsefeye dayanır. Eşleri, evlilik birliği içinde dahi ekonomik olarak iki ayrı ve bağımsız birey olarak kabul eder. Bu rejimde her eş, kendi emeğiyle kazandığı veya edindiği malın tek sahibi olur ve diğer eşin bu mal üzerinde, sadece mülkiyetin kime ait olduğuna bakılarak, herhangi bir hakkı doğmaz. Bu rejimde 'katkı', ancak bir eşin diğerinin malvarlığına somut, parasal veya para ile ölçülebilen bir değer aktarmasıyla (katkı payı alacağı) anlam kazanır. Ev işleri, çocuk bakımı gibi emeklerin ekonomik bir karşılığı doğrudan tanınmaz. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi: Bu rejim ise 'ortaklık' ve 'dayanışma' felsefesine dayanır. Evlilik birliğini, eşlerin ortak çabasıyla yürütülen bir hayat ortaklığı olarak görür. Bu rejimde, bir eşin çalışarak para kazanması, diğerinin ise evi çekip çevirerek ve çocukları büyüterek birliğe emek vermesi arasında bir ayrım yapılmaz; her ikisi de birliğe 'katkı' olarak kabul edilir. Bu nedenle, evlilik birliği içinde 'emek' karşılığı elde edilen tüm mallar 'edinilmiş mal' sayılır ve hangi eşin kazandığına veya kimin üzerine kayıtlı olduğuna bakılmaksızın, boşanma halinde yarı yarıya paylaşılır. Bu rejim, eve doğrudan parasal katkı sağlamayan eşin emeğini de koruma altına alır ve 'katkıyı' çok daha geniş bir perspektiften değerlendirir.