Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin Karar: 2016/9331 sayılı kararına göre, hırsızlık suçundan açılan bir iddianamede, olayın anlatımında işyerine girildiğinden bahsedilmesi, 'konut (işyeri) dokunulmazlığının ihlali' suçundan da dava açıldığı anlamına gelir mi? Mahkemenin bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurabilmesi için izlemesi gereken doğru usuli yol nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320158

Hayır, bu durum 'konut (işyeri) dokunulmazlığının ihlali' suçundan da dava açıldığı anlamına gelmez. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da vurgulandığı gibi, CMK m. 225/1'e göre hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen ve sevk maddesi belirtilen suç hakkında kurulabilir. Bir suçun (hırsızlık) anlatımı sırasında başka bir suçun (işyeri dokunulmazlığının ihlali) maddi unsurunu oluşturan bir fiilden (işyerine girme) bahsedilmesi, o suçtan da dava açıldığını göstermez. 'Davasız yargılama olmaz' ilkesi gereği, iddianamede açıkça ve bağımsız olarak dava konusu yapılmayan bir fiilden dolayı yargılama yapılamaz. Mahkemenin bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurabilmesi için izlemesi gereken doğru usuli yol şudur: Mahkeme, yargılama sırasında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun da işlendiğine dair delillere ulaşırsa, bu durum için CMK m. 226 uyarınca 'ek savunma hakkı' vererek hüküm kuramaz. Çünkü bu, fiilin değişmesi veya yeni bir fiilin yargılamaya dahil edilmesi anlamına gelir. Mahkemenin yapması gereken, bu yeni suç şüphesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'suç duyurusunda' bulunmaktır. Savcılık, bu suç duyurusu üzerine yeni bir soruşturma yapar ve yeterli delil bulursa işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan yeni bir iddianame düzenler. Bu yeni dava, eğer aralarında bağlantı varsa, görülmekte olan hırsızlık davasıyla birleştirilebilir. Ancak bu usuli yol izlenmeden, ek savunma ile yetinilerek hüküm kurulması kanuna aykırıdır.