HMK'nın basit yargılama usulünü düzenleyen 317. maddesinin gerekçesinde, dilekçelerin verilmesi aşamasının kısaltılmasının temel amacı nedir? Bu amaç, adil yargılanma hakkı ile nasıl bir denge kurmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320138

HMK m. 317'nin gerekçesine göre, dilekçeler aşamasının kısaltılmasının (cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin kaldırılmasının) temel amacı, 'basit yargılama usulüne tabi davaların daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlamaktır'. Basit yargılama usulü, genellikle daha az karmaşık, delillerin toplanmasının daha kolay olduğu ve ivedilikle karara bağlanmasında toplumsal yarar görülen dava türleri için öngörülmüştür. Dilekçe teatisi sürecini kısaltmak, yargılamanın gereksiz yere uzamasını engelleyerek 'makul sürede yargılanma' ilkesine hizmet eder. Bu amaç, 'adil yargılanma hakkı' ile şu şekilde bir denge kurar: Kanun, tarafların temel iddia ve savunmalarını sunmaları için yeterli olan dava ve cevap dilekçesi aşamalarını korumuştur. İki haftalık cevap süresi ve zorunlu hallerde ek süre imkanı (m. 317/2) ile davalının savunma hakkı güvence altına alınmıştır. Taraflar, iddia ve savunmalarını bu ilk dilekçelerinde somutlaştırmak ve delillerini bildirmek zorundadır (HMK m. 318). Dilekçe aşamasından sonra yapılacak ön inceleme ve tahkikat duruşmaları, tarafların iddia ve savunmalarını sözlü olarak açıklamalarına ve delillerini tartışmalarına olanak tanır. Dolayısıyla, usul ekonomisi ve yargılamanın hızlandırılması amacı güdülürken, tarafların temel savunma ve ispat hakları ortadan kaldırılmamış, sadece yazılı yargılamaya göre daha derli toplu ve seri bir yapı benimsenerek bir denge kurulmuştur.