Bir ceza davasında, iddianamede basit kasten yaralama (TCK 86/2) suçundan dava açılmış, ancak mahkeme eylemin silahtan sayılan taşla işlendiğini tespit ederek nitelikli kasten yaralama (TCK 86/3-e) uygulamak istemektedir. Bu durumda mahkemenin ek savunma hakkı tanıması zorunlu mudur?
Evet, zorunludur. İddianamede suçun temel şekliyle sevk maddesi belirtilmişken, yargılama sırasında cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli halin varlığının tespiti, CMK m. 226/2'nin tipik uygulama alanıdır. Sanık, savunmasını iddianamedeki temel suçlamaya göre hazırlamıştır. Eylemin silahtan sayılan taşla işlendiğinin kabulü, hem suçun niteliğini ağırlaştırmakta hem de verilecek cezanın alt ve üst sınırını yükseltmektedir. Bu durum, sanığın aleyhine olan ve ilk defa duruşmada ortaya çıkan yeni bir hukuki durumdur. Adil yargılanma hakkı gereği, sanığa bu yeni ve daha ağır nitelendirmeye karşı savunma yapma, örneğin taşın silahtan sayılıp sayılamayacağı veya olayda kullanılıp kullanılmadığı yönünde delillerini sunma ve hukuki argümanlarını ileri sürme imkanı tanınmalıdır. Bu hak tanınmadan, cezanın artırılması sonucunu doğuran nitelikli halin uygulanması, savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde bozma nedeni olarak kabul edilmektedir.