CMK m. 91(6) uyarınca, gözaltından serbest bırakılan kişi hakkında 'yeni ve yeterli delil' elde edilmesi halinde yeniden yakalama işlemi uygulanabilmektedir. Hukuki güvenlik ilkesi ve soruşturmanın etkinliği bağlamında 'yeni ve yeterli delil' kavramından ne anlaşılması gerektiğini yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320130

'Yeni ve yeterli delil' kavramı, CMK m. 91(6)'daki yeniden yakalama yasağının istisnasını oluşturur ve iki unsuru bir arada barındırır: 1. Yenilik Unsuru: Delil, kişinin ilk yakalanıp serbest bırakıldığı anda mevcut olmayan veya mevcut olsa bile soruşturma makamlarınca bilinmeyen bir delil olmalıdır. Yani, serbest bırakma kararından sonra ortaya çıkmış veya keşfedilmiş olmalıdır. Aynı delillerle, farklı bir yorum yaparak kişiyi tekrar yakalamak bu kapsama girmez. 2. Yeterlilik Unsuru: 'Yeterli delil', kişinin suçu işlediğine dair şüpheyi, serbest bırakıldığı andaki şüphe seviyesinden 'niteliksel olarak' daha ileri bir boyuta taşıyan, daha kuvvetli bir delil olmalıdır. Sadece mevcut şüpheyi teyit eden veya hafifçe güçlendiren bir delil yeterli değildir. Şüpheyi, tutuklama talebini veya dava açmayı gerektirecek ciddiyete ulaştıran, somut ve güçlü bir kanıt olmalıdır. Bu kavramın yorumlanmasındaki amaç, bir denge kurmaktır. Bir yandan, 'hukuki güvenlik ilkesi' ve 'ne bis in idem' ilkesinin bir yansıması olarak, kişilerin aynı fiilden dolayı sürekli olarak keyfi yakalama tehdidi altında yaşamasını önlemek. Diğer yandan, 'soruşturmanın etkinliği' ve 'maddi gerçeğe ulaşma' amacı doğrultusunda, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte önemli bir delil ortaya çıktığında, adaletin tecellisi için gerekli koruma tedbirlerinin uygulanmasına imkan tanımaktır. Dolayısıyla 'yeni ve yeterli delil', savcının takdirini yeniden ve daha güçlü bir şekilde harekete geçirecek nitelikte olmalıdır.