Hırsızlık suçundan gözaltına alınan bir sanığın, kolluk görevlilerinin gözetimi sırasında kaçması eyleminin hukuki nitelendirmesi nedir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/9305 E., 2015/10387 K. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Bu eylem, TCK m. 292/1'de tanımlanan 'hükümlü veya tutuklunun kaçması' suçunu oluşturmaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında vurgulandığı üzere, TCK m. 292/1 suçunun faili olabilmek için kişinin hukuki statüsünün kanunda sınırlı olarak sayılan 'hükümlü' veya 'tutuklu' olması gerekmektedir. Hükümlü, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunan kişidir. Tutuklu ise, bir koruma tedbiri olarak mahkeme kararıyla özgürlüğü kısıtlanmış şüpheli veya sanıktır. Olayda ise sanık, henüz hakkında bir tutuklama kararı verilmemiş, sadece savcı kararıyla 'gözaltına alınan şüpheli' konumundadır. Gözaltı, tutuklamadan farklı ve daha erken bir aşamayı ifade eden bir koruma tedbiridir. 'Kanunilik ilkesi' gereği, suç ve ceza normları kıyas yoluyla genişletilemez. TCK m. 292/1'de 'gözaltındaki kişinin kaçması' hali açıkça düzenlenmediği için, bu eylem anılan suçu oluşturmaz. Yargıtay bu nedenle, sanık hakkında bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Gözetim altından kaçma eylemi, somut olayın özelliklerine göre başka bir suça (örneğin görevli memura direnme) vücut vermiyorsa, cezasız kalacaktır.