TCK m. 316'da geçen 'elverişli vasıta' kavramından ne anlaşılması gerekir? Bu vasıtanın suçun oluşumu anında faillerin elinde bulunması zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320125

TCK m. 316'nın gerekçesinde 'elverişli vasıta' kavramı, 'suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan her türlü gereçler' olarak tanımlanmıştır. Bu suç, TCK'nın dördüncü ve beşinci bölümlerindeki (Anayasayı ihlal, Hükümete karşı suç vb.) ağır suçları işlemeye yönelik bir anlaşmayı cezalandırdığı için, elverişli vasıta da bu amaç suçların niteliğine uygun olmalıdır. Bu, genellikle belirli bir güce sahip silah, patlayıcı, askeri teçhizat veya bu suçları işlemeye yetecek bir organizasyon ve lojistik imkan anlamına gelir. Elverişli vasıtanın, suç için anlaşma suçunun oluştuğu anda faillerin fiilen elinde veya kullanıma hazır olması zorunlu değildir. Maddenin ve gerekçesinin ruhuna göre önemli olan, faillerin 'vasıtayı da saptamış olmaları' ve bu vasıtanın failler tarafından ulaşılabilir, temin edilebilir veya kullanılabilir nitelikte olmasıdır. Yani, faillerin hangi silahları, nereden ve nasıl temin edecekleri konusunda somut bir plana ve anlaşmaya varmış olmaları, vasıtanın o an ellerinde olmasa bile suçun maddi unsurunun gerçekleşmesi için yeterlidir. Amaç, soyut bir 'silah buluruz' düşüncesini değil, somut ve belirlenmiş bir vasıta üzerinde anlaşmayı cezalandırmaktır.