Bir kamu görevlisinin, başka bir kamu kurumuna naklen atanma talebinin reddedilmesi üzerine açacağı iptal davasında yetkili mahkemenin neresi olduğu konusunda Danıştay içtihatlarında görülen farklı yaklaşımları hukuki argümanlarıyla tartışınız. (Danıştay 5. D. E:2016/2311 ve İDDK E:2011/644 kararları)
Bu konuda Danıştay içinde iki farklı yaklaşım bulunmaktadır: 1. Geniş Yorum Yaklaşımı (Görev Yeri Mahkemesi Yetkilidir): İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2011/644 E. sayılı kararında ve Danıştay 5. Daire'nin 2016/2311 E. sayılı kararındaki çoğunluk görüşünde bu yaklaşım benimsenmiştir. Bu görüşe göre, İYUK m. 33/1'de geçen 'nakilleri ile ilgili davalar' ifadesi geniş yorumlanmalıdır. Sadece gerçekleşmiş bir nakil işleminin iptali değil, nakil 'isteminin reddi' de bu kavramın içinde yer alır. Çünkü ret işlemi de nakil süreciyle ve personelin statüsüyle doğrudan ilgilidir. Kamu görevlilerine dava açmada kolaylık sağlama amacı güden özel yetki kuralının, bu tür ret işlemlerini de kapsaması kanunun ruhuna daha uygundur. Bu yoruma göre yetkili mahkeme, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 2. Dar Yorum Yaklaşımı (İşlemi Yapan Merciin Yeri Mahkemesi Yetkilidir): Danıştay 5. Daire kararındaki karşı oy ve Danıştay 10. Daire'nin 2010/8607 E. sayılı kararında bu yaklaşım görülür. Bu görüşe göre, ortada tamamlanmış bir 'nakil' işlemi yoktur. Özel yetki kuralları dar yorumlanmalıdır. 'Nakil ile ilgili dava' demek, sonuçlanmış bir nakil işlemiyle ilgili dava demektir. Bir talebin reddi, bir nakil işlemi değildir. Bu nedenle özel yetki kuralı olan m. 33 uygulanamaz ve genel yetki kuralı olan İYUK m. 32'ye gidilmelidir. Buna göre yetkili mahkeme, ret işlemini tesis eden idari merciin (örneğin ilgili Bakanlığın) bulunduğu yer olan Ankara İdare Mahkemesi'dir. Bu içtihat farklılığı, 'nakil' kavramının lafzi mi yoksa amaçsal mı yorumlanacağı noktasında ortaya çıkmaktadır.