İddianamede sanığın 'taksirli suç' işlediği belirtilmişken, mahkeme eylemin daha ağır ceza gerektiren 'bilinçli taksir' ile işlendiği kanaatine varırsa, sanığa ek savunma hakkı vermeli midir? Gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320109

Evet, vermelidir. Taksir (TCK m. 22/2), dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Bilinçli taksir (TCK m. 22/3) ise, kişinin neticeyi öngörmesine rağmen, sırf şansına veya kişisel becerisine güvenerek fiili işlemesidir. Bilinçli taksir, taksirli suça ilişkin cezanın üçte birden yarısına kadar artırılmasını gerektiren, daha ağır bir kusurluluk şeklidir. Bu durum, CMK m. 226/2'deki 'cezanın artırılmasını gerektirecek haller' kapsamına girdiği gibi, sanığa atfedilen kusurun niteliğini de temelden değiştirmektedir. Sanık, savunmasını basit bir dikkatsizlik (taksir) üzerine kurmuşken, mahkemenin neticeyi öngördüğü ancak istemediği (bilinçli taksir) gibi daha ağır bir sübjektif unsuru değerlendirecek olması, sanığa bu yeni ve daha ağır kusur isnadına karşı savunma yapma hakkı tanınmasını zorunlu kılar. Bu yapılmadan bilinçli taksirden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması olur.