İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca yetki kurallarının 'kamu düzeninden' sayılması arasında bir fark var mıdır? Sonuçları açısından karşılaştırınız.
Evet, önemli bir fark vardır. Her ne kadar her iki usul kanununda da 'kesin yetki' halleri kamu düzeninden sayılsa da, idari yargıda yetkinin kamu düzeninden sayılması kural, özel hukuk yargılamasında ise istisnadır. İYUK'ta Yetki: İYUK m. 32/2 uyarınca, idari yargıda yetki kural olarak 'kamu düzenindendir'. Bu, tüm yetki kurallarının (genel yetki, özel yetki) emredici olduğu, taraflarca değiştirilemeyeceği ve mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği anlamına gelir. Yetki itirazı süreye tabi değildir. HMK'da Yetki: HMK'da ise kural, yetkinin kamu düzeninden olmamasıdır. Yetki itirazı, bir 'ilk itiraz'dır ve cevap dilekçesinde, belirli bir süre içinde ileri sürülmelidir (HMK m. 116-117). Süresinde ileri sürülmezse, mahkeme yetkili hale gelir ve daha sonra bu konu tartışılamaz. HMK'da sadece kanunda açıkça belirtilen 'kesin yetki' halleri (örneğin, taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi - HMK m. 12) kamu düzenindendir ve bu hallerde İYUK'taki gibi resen dikkate alınır ve her aşamada ileri sürülebilir. Sonuç olarak, idari yargıda yetki kuralları daha katı ve emredici iken, özel hukuk yargılamasında tarafların iradesine daha fazla alan tanınmış ve yetki itirazı usuli olarak daha sıkı sürelere bağlanmıştır.