6100 sayılı HMK'nın 382. maddesi uyarınca 'çekişmesiz yargı' işi sayılan velayet ve vesayet davalarında, HMK m. 317'deki dilekçe teatisi kuralları katı bir şekilde uygulanabilir mi? Hukuki dinlenilme hakkı ve resen araştırma ilkesi bu kuralları nasıl etkiler?
Hayır, katı bir şekilde uygulanamaz. HMK m. 385, çekişmesiz yargı işlerinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünün uygulanacağını ve aksine hüküm bulunmadıkça 'resen araştırma ilkesinin' geçerli olduğunu belirtir. Velayet ve vesayet gibi kamu düzenini ve özellikle çocuğun veya kısıtlının menfaatini ilgilendiren davalarda, mahkeme tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı değildir. Bu nedenle, HMK m. 317/3'teki 'cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez' kuralı, resen araştırma ilkesi karşısında esnetilebilir. Eğer taraflar, dilekçeler teatisi bittikten sonra çocuğun menfaatini etkileyen yeni bir olguyu veya delili ileri sürmek isterlerse, mahkeme resen araştırma yükümlülüğü gereği bu yeni durumu dikkate almalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1575 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu tür davalarda usuli kuralların katı yorumlanması, 'hukuki dinlenilme hakkını' (HMK m. 27) ve maddi gerçeğe ulaşma amacını zedeleyebilir. Dolayısıyla, resen araştırma ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkı, basit yargılama usulünün katı kurallarını yumuşatır ve mahkemeye daha esnek bir yargılama yapma imkanı tanır.