TCK m. 316/2'de düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için aranan şartlar nelerdir? Bu hükmün, soruşturma başladıktan sonra uygulanmamasının gerekçesi nedir?
TCK m. 316/2'ye göre, 'suç için anlaşma' suçunu işleyen bir failin ceza almamasının, yani etkin pişmanlıktan yararlanmasının iki kümülatif (birlikte aranan) şartı vardır: 1. Çekilmenin Zamanı: Failin anlaşmadan, 'amaçlanan suç işlenmeden' önce çekilmesi gerekir. Yani, anlaşılan TCK m. 302-315 arası suçlardan herhangi birinin icra hareketlerine başlanmamış olmalıdır. 2. Soruşturma Şartı: Failin, anlaşma dolayısıyla 'soruşturmaya başlanmadan önce' bu ittifaktan (anlaşmadan) çekilmiş olması gerekir. Her iki şartın da gerçekleşmesi zorunludur. Örneğin, amaçlanan suç işlenmeden önce, fakat anlaşma hakkında soruşturma başladıktan sonra ittifaktan çekilen bir fail, bu hükümden yararlanamaz. Soruşturma başladıktan sonra hükmün uygulanmamasının gerekçesi, kanun koyucunun bu düzenlemeyi hem suçu önleyici bir mekanizma hem de suçun ortaya çıkarılmasına yönelik bir teşvik olarak görmesidir. Soruşturma başlamadan önce vazgeçen fail, suçun işlenmesini engelleyerek kamu yararına hizmet etmiş olur. Ancak soruşturma başladıktan sonra, yani suç ve failler devletin takibine girdikten sonra yapılacak bir çekilmenin aynı önleyici değere sahip olmadığı düşünülmüştür. Bu aşamadan sonraki pişmanlık, ancak genel indirim nedenleri (TCK m. 62) kapsamında değerlendirilebilir.