HMK m. 320/1'de yer alan 'Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.' hükmü, vesayet gibi çekişmesiz yargı işlerinde mutlak bir kural mıdır? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/7944 E. sayılı kararı bu konuda hangi temel hakka vurgu yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320070

Hayır, bu hüküm mutlak bir kural değildir ve her çekişmesiz yargı işinde duruşma yapılmadan karar verilebileceği anlamına gelmez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/7944 E., 2018/439 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, HMK m. 320/1'deki 'mümkün olan hallerde' ifadesi, ancak hukukun açıkça izin verdiği (örneğin ihtiyati tedbir) veya kanunun hâkime takdir hakkı tanıdığı durumlarda uygulanabilir. Vesayet gibi kişinin temel hak ve özgürlüklerini doğrudan etkileyen davalarda, ilgili kişinin dinlenilmesi esastır. Yargıtay, bu tür durumlarda duruşma yapmadan karar verilmesinin, Anayasa m. 36 ve HMK m. 27 ile güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ihlali olduğunu vurgulamaktadır. Hukuki dinlenilme hakkı; yargılama hakkında bilgi sahibi olmayı, iddia ve savunmada bulunmayı ve delil sunmayı içerir. Tarafları ve ilgili kişileri dinlemeden, kanuni şekillere uygun davet etmeden dosya üzerinden karar verilmesi, bu temel hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ortadan kaldırır. Bu nedenle, vesayet davalarında kısıtlı adayının mutlaka dinlenmesi gerekir.