Bir velayetin değiştirilmesi davasında, tarafların dilekçelerinde tanık deliline dayanmalarına rağmen hangi vakıayı ispat edeceklerini açıklamamaları (somutlaştırma yükünü yerine getirmemeleri) gerekçesiyle mahkemenin tanıkları dinlemeden karar vermesi hukuka uygun mudur? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1575 E. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320069

Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1575 E., 2018/672 K. sayılı kararı, bu durumu 'hukuki dinlenilme hakkının' (HMK m. 27) ihlali olarak değerlendirmiştir. Velayet davaları kamu düzenine ilişkin olup 'çekişmesiz yargı' işi niteliğindedir ve bu davalarda 'resen (kendiliğinden) araştırma ilkesi' geçerlidir (HMK m. 385/2). Bu ilke gereği, hâkim tarafların iddia ve delilleriyle bağlı değildir; çocuğun üstün yararını korumak için gerekli gördüğü tüm delilleri kendiliğinden toplayabilir. Tarafların somutlaştırma yükünü (HMK m. 194) tam olarak yerine getirmemesi, bu tür davalarda hâkimin resen araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Mahkemenin, çocuğun menfaatini doğrudan etkileyebilecek iddiaları aydınlatabilecek olan tanıkları, salt usuli bir eksiklik nedeniyle dinlememesi, maddi gerçeğe ulaşmayı engeller ve hukuki dinlenilme hakkının bir unsuru olan 'ispat hakkını' kısıtlar. HGK, mahkemenin tanıkları dinleyip, uzman raporları alıp tüm delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiğine hükmetmiştir.