HMK'ya göre 'basit yargılama usulü'nde dilekçelerin verilmesi aşaması, 'yazılı yargılama usulü'nden hangi temel noktada ayrılır? Bu farklılığın amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320067

Basit yargılama usulünde dilekçelerin verilmesi aşaması, yazılı yargılama usulüne göre daha kısaltılmış ve basitleştirilmiştir. HMK m. 317'ye göre temel fark, tarafların sadece birer dilekçe (dava dilekçesi ve cevap dilekçesi) sunabilmesidir. HMK m. 317/3'te açıkça 'Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler' denilmektedir. Yazılı yargılama usulünde ise tarafların dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap olmak üzere ikişer dilekçe sunma hakkı vardır (HMK m. 126-136). Bu farklılığın temel amacı, HMK m. 317'nin gerekçesinde de belirtildiği gibi, basit yargılama usulüne tabi olan ve genellikle daha az karmaşık, daha çabuk sonuçlandırılması gereken dava ve işlerin (örneğin velayet davaları, iş davaları) daha süratli bir şekilde karara bağlanmasını sağlamaktır. Dilekçe teatisi aşamasını kısaltarak, yargılamanın daha hızlı bir şekilde tahkikat ve hüküm aşamasına geçmesi hedeflenmiştir.