İddianamede 'haksız tahrik' hükümlerinin (TCK m. 29) uygulanması talep edildiği halde, mahkemenin bu hükümleri uygulamaması durumunda sanığa ek savunma hakkı verilip verilmeyeceği konusunda Yargıtay içtihatları arasındaki çelişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #320043

Bu konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile bazı ceza daireleri arasında içtihat farklılığı bulunmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (örn: K. 2013/611), iddianamede talep edilen bir indirim nedeninin (haksız tahrik gibi) mahkemece uygulanmamasının, CMK m. 226 kapsamında 'cezanın artırılmasını gerektiren bir hal' olarak kabul edilemeyeceğini belirtmektedir. CGK'ya göre, sanık, yargılamanın başından itibaren haksız tahrik koşullarının varlığı veya yokluğu konusunda savunma yapma imkanına sahiptir; dolayısıyla mahkemenin bu indirimi uygulamaması ek bir savunmayı gerektirmez. Buna karşın, Yargıtay 1. Ceza Dairesi gibi bazı daireler (örn: Y1CD-K.2021/13334), iddianame ve mütalaada talep edilen bir indirim nedeninin uygulanmamasının sanığın cezasını fiilen artıran bir durum olduğu ve bu nedenle ek savunma hakkı verilmesi gerektiği görüşündedir. Bu görüş, iddianame ve mütalaanın sanığın savunmasını şekillendiren temel belgeler olduğunu ve iddia makamının dahi lehe gördüğü bir durumun mahkemece aksi yönde değerlendirilmesi halinde sanığa yeni bir savunma fırsatı tanınması gerektiğini savunur. Bu çelişki, uygulamada farklı kararların çıkmasına neden olmaktadır.