5901 sayılı TVK m. 31 gerekçesinde, vatandaşlığın iptali için 'karar üzerinden on yıl geçmiş ise bu hüküm uygulanmayacaktır' ifadesi yer almaktadır. Bu ifadenin hukuki bağlayıcılığı nedir ve kanun metninde böyle bir süre olmamasına rağmen bu gerekçe mahkemeler veya idare tarafından dikkate alınmalı mıdır?
Kanunların gerekçeleri, kanun metninin yorumlanmasında önemli bir yardımcı kaynak olsa da, normlar hiyerarşisinde kanun metninin altında yer alırlar ve tek başlarına bağlayıcı bir hukuk kuralı oluşturmazlar. Esas olan kanunun lafzı ve ruhudur. TVK m. 31'in metninde vatandaşlığın iptali için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Gerekçedeki 'on yıllık süre' ifadesi, kanun koyucunun niyetini (ratio legis) ortaya koyması açısından önemlidir ve bir yorum aracıdır. Mahkemeler ve idare, bu gerekçeyi, hukukun genel ilkeleri olan 'hukuki güvenlik' ve 'kazanılmış haklara saygı' ilkeleriyle birlikte değerlendirerek yorum yapabilir. Ancak, kanunda açık bir hüküm olmadığı için, idarenin veya mahkemenin sadece gerekçeye dayanarak 10 yıl sonra yapılan bir iptal başvurusunu süre yönünden reddetmesi hukuken tartışmalı olabilir. Bununla birlikte, bu gerekçe, idarenin süresiz bir şekilde iptal yetkisini kullanamayacağına, makul bir süreyle sınırlı olduğuna dair güçlü bir yorum argümanı sunmaktadır.