Bir sanığın eylemi, iddianamede 'görevi kötüye kullanma' (TCK m. 257/1) olarak nitelendirilmişken, mahkeme eylemin 'ihmali davranışla görevi kötüye kullanma' (TCK m. 257/2) suçunu oluşturduğu kanaatine varmıştır. Bu iki fıkra arasındaki suç vasfı değişikliği, ek savunma hakkını gerektirir mi? Neden?
Evet, gerektirir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/8837 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 257/1 'icrai davranışla' işlenen görevi kötüye kullanmayı, m. 257/2 ise 'ihmali davranışla' işlenen ve daha az cezayı gerektiren halini düzenlemektedir. Her ne kadar ikinci fıkra daha lehe olsa da, bu iki fıkra farklı maddi unsurlara (icrai hareket - ihmali hareket) ve farklı hukuki niteliklere sahip iki ayrı suç tipini tanımlamaktadır. CMK m. 226/1 uyarınca suçun hukuki niteliği değiştiğinde, lehe veya aleyhe olduğuna bakılmaksızın sanığa mutlaka ek savunma hakkı tanınmalıdır. Çünkü sanık, savunmasını icrai bir eylem suçlamasına göre yapmışken, ihmale dayalı bir suçlamaya karşı farklı argümanlar ve deliller sunma hakkına sahip olmalıdır. Bu yapılmazsa savunma hakkı kısıtlanmış olur.