Bir boşanma davasında, taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde “Eşler kendilerine ait eşyaları alacaktır.” şeklinde bir hükme yer vermişlerdir. Bu hüküm, daha sonra bir eşin diğerine karşı mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası açmasına engel teşkil eder mi? Yargıtay'ın bu tür ifadelere yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, engel teşkil etmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/5561 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu tür genel ifadeler boşanmanın fer'i (eki) niteliğindeki taleplere ilişkindir. 'Eşya' kelimesi genellikle kişisel ve gündelik kullanımda olan ev eşyalarını ifade eder ve taşınmaz, araç, banka hesabı gibi mal rejimi tasfiyesine konu olan değerleri kapsadığı şeklinde geniş yorumlanamaz. Mal rejiminin tasfiyesi, boşanmanın fer'i niteliğinde olmayan, bağımsız bir davadır. Tarafların mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan haklarından (katkı payı, değer artış payı, katılma alacağı) feragat ettiklerine dair protokolde açık, net ve tereddüde yer bırakmayan bir beyan bulunmadıkça, anlaşmalı boşanma sonrasında 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde mal paylaşımı davası açma hakları saklıdır.