Boşanmada mal paylaşımı davasında, Aile Mahkemesi, davalı eşin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini tespit etmiştir. Mahkeme, TMK m. 241 uyarınca, malı devralan üçüncü kişiyi de davalı eş ile birlikte tazminattan sorumlu tutabilir mi? Üçüncü kişinin sorumluluğu ne zaman ve hangi koşullarda doğar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319986

Hayır, ilk aşamada sorumlu tutamaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/2301 ve 2016/8978 sayılı kararlarında açıklandığı gibi, üçüncü kişinin sorumluluğu ikincil (tali) bir sorumluluktur. Mal paylaşımı davasında, TMK m. 229 uyarınca yapılan hileli devir tespit edilse bile, hesaplanan katılma alacağından öncelikle borçlu eş sorumludur. Mahkeme, alacağa hükmederken sadece borçlu eşi sorumlu tutar. Üçüncü kişinin sorumluluğu ancak şu koşullarda doğar: 1) Borçlu eş aleyhine hükmedilen katılma alacağı kesinleşmelidir. 2) Alacaklı eş, bu alacağı tahsil için borçlu eşin malvarlığına başvurduğunda, malvarlığının borcu ödemeye yetmediği (aciz vesikası gibi) resmi olarak belgelenmelidir. 3) Ancak bu aşamadan sonra alacaklı eş, eksik kalan alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere, malı karşılıksız devralan üçüncü kişiye karşı TMK m. 241'e dayanarak ayrı bir alacak davası açabilir. İlk davada üçüncü kişinin davalı gösterilmesi, ona karşı hüküm kurulmasını sağlamaz, sadece davanın ihbarı işlevini görür.