İYUK m. 33/1, kamu görevlilerinin atanma ve nakil davalarında 'yeni veya eski görev yeri' idare mahkemesinin yetkili olduğunu belirtmektedir. Bir kamu görevlisi, vekaleten yürüttüğü bir göreve asaleten atanma talebinin reddedilmesi üzerine dava açarsa, 'eski görev yeri' vekalet ettiği yer midir, yoksa kadrosunun bulunduğu asıl görev yeri midir?
Bu durumda 'eski görev yeri', kamu görevlisinin kadrosunun bulunduğu asıl görev yeridir. Danıştay 10. Daire'nin 2010/8607 K. sayılı kararında benzer bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Kararda, vekaleten yürütülen göreve asaleten atanma isteminin reddi işleminin, bir 'atama işlemi' olmadığı, bu nedenle İYUK m. 33 kapsamında değerlendirilemeyeceği, yetkinin genel kural olan İYUK m. 32'ye göre işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer (Ankara) olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, İDDK'nın 2011/644 E. sayılı kararındaki daha geniş yorum benimsenirse ve olay İYUK m. 33 kapsamında değerlendirilirse; 'eski görev yeri' kavramı, personelin hukuki ve kadro bağının bulunduğu, özlük haklarının ve sicilinin tutulduğu yer olarak anlaşılmalıdır. Vekaleten görevlendirme geçici bir durum olup, personelin asıl statüsünü ve kadro yerini değiştirmez. Dolayısıyla, 'eski görev yeri' vekaleten bulunduğu yer değil, kadrosunun bulunduğu asıl görev yeridir.