TCK m. 316'da geçen 'suçların ağırlık derecesine göre' üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir ifadesi, hakimin cezayı belirlerken hangi kriterleri göz önünde bulundurması gerektiğini ima etmektedir?
Bu ifade, hakime cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında geniş bir takdir alanı tanımakta ve temel cezanın alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesinde yol göstermektedir. Hakimin göz önünde bulundurması gereken kriterler şunlardır: 1) Anlaşılan Suçun Niteliği: TCK'nın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlar (TCK m. 302-315) farklı ağırlıktadır. Örneğin, Anayasayı ihlal (TCK m. 309) suçu için anlaşmak ile askeri tesisleri tahrip (TCK m. 307) suçu için anlaşmak aynı ağırlıkta değildir. Anlaşılan suç ne kadar ağırsa, temel ceza da üst sınıra o kadar yakın belirlenmelidir. 2) Anlaşmanın Vahameti: Anlaşmaya varan kişilerin sayısı, toplumdaki konumları, temsil ettikleri güç, planın detaylılığı ve başarıya ulaşma potansiyeli gibi faktörler de 'ağırlık derecesini' etkiler. Gerekçede de belirtildiği gibi, 'anlaşanların toplumda işgal ettikleri yer, kişilikleri, temsil ettikleri güç bakımlarından neticeyi alabilecek durumda olup olmadıkları hakim tarafından takdir edilecek ve saptanacaktır'. Bu unsurlar, somut tehlikenin boyutunu gösterir ve cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.