CMK m. 91'in gerekçesinde belirtilen, gözaltı kararının 'soruşturma yönünden zorunlu olması' koşulu ile Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2011/15412 E. sayılı kararındaki 'adli soruşturma yapılmasını gerektirir şekilde herhangi bir suç işlenmediği' tespiti arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?
İki ifade arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi vardır. CMK m. 91 gerekçesindeki 'soruşturma yönünden zorunluluk', gözaltı tedbirinin keyfi değil, meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini vurgular. Bu meşru amaç, yürütülen bir ceza soruşturmasının selametidir. Yargıtay kararındaki 'adli soruşturma yapılmasını gerektirir bir suç işlenmediği' tespiti ise, ortada meşru bir ceza soruşturması başlatmayı gerektirecek bir fiilin dahi bulunmadığını ifade eder. Eğer ortada bir suç şüphesi ve dolayısıyla bir soruşturma yoksa, bu soruşturmanın selameti için bir tedbirin 'zorunlu' olmasından da bahsedilemez. Kısacası, Yargıtay, gözaltının en temel öncülünün, yani hakkında soruşturma yürütülen bir suçun varlığının somut olayda bulunmadığını, dolayısıyla 'zorunluluk' şartının da baştan itibaren yok olduğunu belirtmektedir. Bu durum, yapılan alıkoymayı temelden hukuka aykırı kılar.