Basit yargılama usulüne tabi bir davada, davalı iki haftalık yasal sürede cevap dilekçesi vermemiş ancak ilk duruşmada sözlü olarak savunmalarını ve delillerini ileri sürmüştür. Bu savunma ve deliller mahkemece dikkate alınabilir mi?
Kural olarak alınamaz. HMK döneminde basit yargılama usulü de yazılılık esasına dayanır. HMK m. 317/1, cevabın dilekçe ile verileceğini emreder. m. 318, tarafların dilekçeleriyle birlikte tüm delillerini bildirmek zorunda olduğunu belirtir. m. 319 ise savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağını düzenler. Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128). Ancak, bu inkâr dışında yeni bir vakıa (örneğin ödeme def'i) veya delil ileri süremez. Bu durum, savunmanın genişletilmesi yasağına takılır. Davalının ilk duruşmada sözlü savunma yapması, bu yasağı ortadan kaldırmaz. Bunun tek istisnası, davacının savunmanın genişletilmesine 'açıkça muvafakat' etmesidir (HMK m. 141/2).