Boşanmada mal paylaşımına konu bir taşınmaz, mal rejimi sona erdikten (boşanma davası açıldıktan) sonra, ancak tasfiye davası sonuçlanmadan önce davalı eş tarafından satılırsa, alacaklı eşin katılma alacağı hangi değer üzerinden hesaplanır?
Alacaklı eşin katılma alacağı, taşınmazın satıldığı bedel üzerinden değil, mahkemenin karar vereceği tarihe en yakın (güncel) sürüm (rayiç) değeri üzerinden hesaplanır. Yargıtay'ın ve metinde de belirtilen ilkelere göre, tasfiye anı, mahkemenin karar verdiği andır. Mal rejimi sona erdiğinde (boşanma davası açıldığında) mevcut olan malvarlığı değerlerinin, tasfiye anındaki değerleri esas alınır. Malın sonradan satılmış olması, bu kuralı değiştirmez. Bu durum, TMK m. 235/2'de belirtilen 'devredilen malvarlığının... devir tarihindeki durumu gözetilerek' değerlendirilmesi ile karıştırılmamalıdır. Oradaki 'durum', malın fiziki niteliğini ifade eder. 'Değer' ise her zaman tasfiye anındaki (karara en yakın) değerdir. Aksi halde, enflasyon veya piyasa dalgalanmaları nedeniyle alacaklı eş hak kaybına uğrayabilir. Bu nedenle mahkeme, taşınmaz sanki hala mevcutmuş gibi güncel değerini bilirkişi marifetiyle tespit ettirerek hesaplama yapmalıdır.