Yabancıların taşınmaz edinimi yoluyla Türk vatandaşı olabilmesi için aranan 'mütekabiliyet' (karşılıklılık) ilkesinin mevcut hukuki durumu nedir? Bu ilkenin kaldırılmasının, devletin egemenlik hakkı açısından ne gibi sonuçları olabilir?
Mevcut hukuki durumda, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nda 6305 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, yabancıların Türkiye'de taşınmaz edinebilmesi için aranan 'mütekabiliyet' ilkesi kaldırılmıştır. Artık bir yabancının ülkesinin Türk vatandaşlarına taşınmaz edinme hakkı tanıyıp tanımadığına bakılmaksızın, Cumhurbaşkanınca belirlenen ülke vatandaşları Türkiye'de taşınmaz edinebilir. Bu ilkenin kaldırılmasının devletin egemenlik hakkı açısından şu sonuçları olabilir: 1) Olumlu: Yabancı sermayeyi ve yatırımı ülkeye çekerek ekonomik fayda sağlama potansiyeli taşır. 2) Olumsuz: Metinde de eleştirildiği gibi, devletin en temel unsuru olan toprakları üzerinde yabancı mülkiyetini, karşılıklılık esası olmaksızın artırır. Bu durum, uzun vadede demografik, sosyal ve stratejik riskler oluşturabilir. Kendi vatandaşına mülkiyet hakkı tanımayan bir ülkenin vatandaşına tek taraflı olarak bu hakkı tanımak, devletin egemenlik yetkisini kendi aleyhine kullanması olarak yorumlanabilir ve bir 'imtiyaz' tanıma anlamına gelebilir.