TCK m. 316/2'de düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için hangi iki koşulun varlığı gerekmektedir? Soruşturma başladıktan sonra ittifaktan çekilmenin hukuki sonucu nedir?
TCK m. 316/2'de düzenlenen ve cezasızlığı sonuçlayan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için şu iki koşuldan birinin gerçekleşmesi gerekir: 1) Amaçlanan suç (örneğin darbeye teşebbüs) işlenmeden önce ittifaktan (anlaşmadan) çekilmek. 2) Anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce ittifaktan çekilmek. Bu iki koşul kümülatif değil, alternatiftir. Yani suç işlenmemişse, soruşturma başlasa bile çekilme etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilir. Ancak madde metni 'veya' değil 've' gibi yorumlanmaya daha müsaittir, metindeki analiz de bu yöndedir. Madde metni 'Amaçlanan suç işlenmeden VEYA anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce' şeklinde. Bu ifadeden her iki şartın da birlikte aranmadığı anlaşılıyor. Ancak gerekçede 'işlenmesinden önce VE soruşturmaya başlamadan' denilerek kümülatif arandığı belirtilmiş. Bu çelişki önemlidir. Gerekçeye göre; her iki şartın da gerçekleşmesi gerekir: Hem amaç suç işlenmeyecek hem de soruşturma başlamamış olacak. Gerekçede açıkça 'Ancak, soruşturmaya başlandıktan sonra anlaşmadan çekilme halinde, bu etkin pişmanlık hükmü uygulanamayacaktır' denilmektedir. Dolayısıyla, soruşturma başladıktan sonra anlaşmadan çekilen kişi, TCK m. 316/2'deki cezasızlık halinden yararlanamaz; ancak bu durum, TCK'nın genel hükümlerindeki indirim nedenleri (örneğin takdiri indirim) kapsamında değerlendirilebilir.