Bir iddianamede anlatılan ve hırsızlık olarak nitelendirilen fiil, mahkeme tarafından 'mala zarar verme' olarak değerlendirilmiştir. Ancak iddianamede, sanığın eşyayı alıp götürdüğünden veya faydalanma maksadından bahsedilmemektedir. Bu durumda mahkeme, 'hırsızlık' suçundan ek savunma alarak mahkumiyet hükmü kurabilir mi? 'Davasız yargılama olmaz' ilkesi bu durumu nasıl etkiler?
Hayır, kuramaz. Bu durum, 'davasız yargılama olmaz' (CMK m. 225) ve 'iddianamedeki fiil ile bağlılık' ilkesinin ihlali anlamına gelir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/273 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mahkeme, iddianamede anlatılan olay (fiil) ile bağlıdır, ancak o olayın hukuki nitelendirmesiyle (suç vasfı) bağlı değildir. Somut olayda, iddianame sadece mala zarar verme fiilini anlatmaktadır (ahşapların sökülmesi). Hırsızlık suçunun unsuru olan 'faydalanmak amacıyla zilyedliğine geçirme' fiili iddianamede anlatılmamıştır. Dolayısıyla, mahkemenin ek savunma alarak hırsızlıktan ceza vermesi, sadece suç vasfını değiştirmek değil, iddianamede yer almayan, dava konusu yapılmamış yeni bir fiilden hüküm kurmak anlamına gelir. Bu, CMK m. 225'e açıkça aykırıdır. Mahkemenin yapması gereken, eğer hırsızlık suçunun işlendiğine dair delil varsa, bu konuda suç duyurusunda bulunmaktır.