İddianame, sanığın 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan cezalandırılmasını talep etmektedir. Yargılama sırasında mahkeme, eylemin 'hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturduğu kanaatine varır. Sanığa ek savunma hakkı vermeden bu suçtan mahkumiyet hükmü kurabilir mi? Neden?
Hayır, kuramaz. Bu durum, CMK m. 226'da düzenlenen ek savunma hakkının tipik bir örneğidir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/8552 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, suçun hukuki niteliği (vasfı) değiştiğinde, sanığa bu yeni suç vasfına karşı savunmasını hazırlayabilmesi için ek savunma hakkı tanınması zorunludur. 'Nitelikli dolandırıcılık' ile 'güveni kötüye kullanma' suçlarının unsurları, koruduğu hukuki değerler ve kanuni tanımı birbirinden farklıdır. Sanık, iddianamedeki suçlamaya göre savunmasını hazırlamıştır. Değişen ve daha lehe olsa dahi farklı unsurlar içeren yeni suç vasfına karşı savunma yapma imkanı bulamadıkça, o suçtan mahkum edilemez. Aksi takdirde, savunma hakkı kısıtlanmış olur ve bu, mutlak bir bozma nedenidir.