HMK m. 317/4'te öngörülen, dava ve cevap dilekçelerinin 'form doldurulması' suretiyle verilebilmesi, avukatla temsil edilen taraflar için de geçerli midir, yoksa sadece vatandaşların kendi başlarına dava açmalarını kolaylaştırmaya yönelik bir düzenleme midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319869

HMK m. 317/4'teki düzenleme, lafzı itibarıyla bir ayrım yapmamaktadır ve 'taraflar' ifadesini kullanmaktadır. Bu nedenle, teorik olarak avukatla temsil edilen taraflar için de geçerlidir. Ancak, bu düzenlemenin asıl amacı, HMK gerekçesinde de belirtildiği gibi, hukuki yardımdan faydalanamayan, dava açma veya cevap verme usulünü bilmeyen vatandaşların hak arama özgürlüklerini kolaylaştırmak, usuli hatalar nedeniyle hak kaybı yaşamalarını önlemek ve mahkemelerin işleyişini standartlaştırmaktır. Uygulamada, avukatlar genellikle kendi hazırladıkları, olayın özelliklerine uygun, ayrıntılı ve hukuki argümanları içeren dilekçeleri kullanmayı tercih ederler. Formlar, daha çok standart ve karmaşık olmayan uyuşmazlıklar için tasarlanmıştır. Dolayısıyla, kanunen bir engel olmasa da, bu düzenleme pratikte daha çok avukatsız işlem yapan vatandaşlara yönelik bir kolaylık olarak işlev görmektedir.