Yabancı bir yatırımcı, Türkiye'de kurduğu bir şirket aracılığıyla 50 kişilik istihdam yaratmıştır. Ancak, vatandaşlık başvurusundan bir süre sonra, şirketin aslında faal olmadığı, çalışanların sadece kağıt üzerinde sigortalı gösterildiği ve maaş ödemelerinin yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durum, kazanılmış olan Türk vatandaşlığının iptali için bir gerekçe oluşturur mu?
Evet, bu durum TVK m. 31 uyarınca vatandaşlığın iptali için güçlü bir gerekçe oluşturur. Kişi, 'en az 50 kişilik istihdam oluşturma' şartını, gerçekte var olmayan bir durumu varmış gibi göstererek, yani hileli bir yöntemle sağlamış görünmektedir. Bu, idareye 'yalan beyanda bulunma' ve 'vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizleme' anlamına gelir. İstihdam şartı, sadece kağıt üzerinde bir sayıya ulaşmayı değil, ülkenin ekonomisine ve istihdamına gerçek bir katkı sağlamayı amaçlar. Sahte istihdam yaratmak, bu şartın özüne ve kanunun amacına aykırıdır. İdare, bu durumun sahte olduğunu bilseydi vatandaşlık kararını vermeyecekti. Bu nedenle, ortada açık bir hile ve yanıltma durumu olduğu için, idarenin vatandaşlığa alınma kararını iptal etmesi hukuka uygun olacaktır.