HMK'da düzenlenen 'taraflarca getirilme ilkesi' ile 'tasarruf ilkesi' arasındaki farkı, basit yargılama usulü bağlamında açıklayınız.
'Taraflarca getirilme ilkesi' ile 'tasarruf ilkesi' birbiriyle ilişkili ancak farklı kavramlardır: * **Tasarruf İlkesi (HMK m. 24):** Bu ilke, davanın açılıp açılmayacağı, konusunun ne olacağı ve davanın sona erdirilmesi (feragat, kabul, sulh gibi) konularında yetkinin taraflara ait olduğunu ifade eder. Hakim, bir kimseyi dava açmaya zorlayamaz veya tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir konuda, onların talebi olmadan karar veremez. Basit yargılama usulünde de bu ilke aynen geçerlidir; davayı açmak ve konusunu belirlemek taraflara aittir. * **Taraflarca Getirilme İlkesi (HMK m. 25):** Bu ilke ise, davanın 'malzemesi' ile ilgilidir. Yani, dava açıldıktan sonra, yargılamanın temelini oluşturacak olan maddi vakıaların ve delillerin taraflarca mahkemeye sunulması gerektiğini ifade eder. Hakim, kural olarak tarafların ileri sürmediği bir vakıayı veya delili kendiliğinden araştıramaz. Basit yargılama usulünde bu ilke, HMK m. 317-318 uyarınca, tarafların tüm iddia ve delillerini dava ve cevap dilekçeleriyle sunma zorunluluğu şeklinde kendini gösterir. Özetle, tasarruf ilkesi davayı 'başlatma ve bitirme' iradesiyle ilgiliyken; taraflarca getirilme ilkesi, başlayan davanın 'içini doldurma', yani vakıa ve delilleri sunma göreviyle ilgilidir. Her ikisi de basit yargılama usulünün temelini oluşturur.