Bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada, davalı idare, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu savunurken; davacı, işlemin sonuçlarının kendi ikametgahında doğduğunu belirterek kendi ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmektedir. İYUK'a göre hangi tarafın iddiası doğrudur ve neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319850

Bu durumda, davalı idarenin iddiası doğrudur. İdari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda yetkiyi belirleyen temel kural, İYUK m. 32/1'dir. Bu kurala göre yetkili mahkeme, 'dava konusu olan idari işlemi... yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi'dir. İptal davalarında, işlemin uygulandığı yer, tebliğ edildiği yer veya hukuki sonuçlarını doğurduğu yer, yetkiyi belirlemede bir kriter değildir. Aynı şekilde, davacının ikametgahı da (İYUK m. 36/c'deki tam yargı davalarına özgü istisna hariç) yetkiyi belirlemez. Kanun koyucu, idari işlemlerin denetiminin, o işlemi en iyi bilen ve o idarenin faaliyet gösterdiği çevrede bulunan mahkeme tarafından yapılmasını daha uygun görmüştür. Bu nedenle, davacının iddiası hukuki dayanaktan yoksundur ve yetkili mahkeme, işlemi yapan idarenin bulunduğu yer mahkemesidir.