Basit yargılama usulünde, davanın tarafları iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir. Ancak taraflar, karşı tarafın açık muvafakatiyle veya ıslah yoluyla bu yasağı aşabilirler. Mahkeme, bu yollar dışında, 'resen' bu yasağı bertaraf edebilir mi? Örneğin, davanın aydınlatılması için gerekli görürse, tarafların dilekçelerinde belirtmedikleri yeni bir vakıayı incelemeye dahil edebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319849

Bu, 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m. 25) ile 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' (HMK m. 31) arasındaki gerilimi yansıtan bir sorudur. Kural olarak, mahkeme tarafların getirmediği bir vakıayı kendiliğinden inceleyemez ve hükmüne esas alamaz. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı bu ilkenin bir sonucudur. Ancak, bu kuralın istisnası, kamu düzenini ilgilendiren ve hakimin resen araştırma ilkesine tabi olan davalardır (örneğin, velayet, babalık davaları). Taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu standart bir basit yargılama usulü davasında (örn: alacak davası), hakim 'davanın aydınlatılması için gerekli' görse bile, tarafların dilekçelerinde hiç ileri sürmedikleri, tamamen yeni bir maddi vakıayı resen incelemeye dahil edemez. Hakimin davayı aydınlatma ödevi, tarafların ileri sürdüğü ancak belirsiz veya çelişkili olan hususları açıklığa kavuşturmakla sınırlıdır; yeni vakıalar yaratmak veya tarafın yerine geçerek iddia ileri sürmek anlamına gelmez. Dolayısıyla, mahkeme, tarafların usulüne uygun talepleri (açık muvafakat, ıslah) olmadan, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağını resen bertaraf edemez.