Bir ceza davasında, sanık hakkında düzenlenen iddianamede, eylemin 'taksirli suç' olduğu belirtilerek ceza istenmiştir. Mahkeme, yargılama sonucunda sanığın eylemini daha ağır bir sorumluluk hali olan 'bilinçli taksir' ile işlediğine kanaat getirmiştir. Mahkeme, sanığa ek savunma hakkı vermeden bilinçli taksirden hüküm kurabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #319847

Hayır, kuramaz. Taksir (TCK m. 22/2) ile bilinçli taksir (TCK m. 22/3) arasında temel bir fark vardır. Bilinçli taksir, failin neticeyi öngörmesine rağmen 'olursa olsun' diyerek hareket ettiği, yani kayıtsız kaldığı daha ağır bir kusurluluk şeklidir ve bu nedenle temel cezası artırılarak verilir. Taksir ise, öngörülebilir bir neticenin öngörülmemesi durumudur. Mahkemenin, sanığın sorumluluk halini basit taksirden, cezayı artıran bir neden olan bilinçli taksire dönüştürmesi, CMK m. 226/2 kapsamında 'cezanın artırılmasını gerektirecek bir halin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması' durumudur. Bu, suçun hukuki niteliğinin ve sanığın kusurluluk derecesinin aleyhe değişmesi anlamına gelir. Bu nedenle, mahkeme sanığa, eyleminin 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilme ihtimaline karşı ek savunma hakkı tanımak zorundadır. Aksi halde, savunma hakkı kısıtlanmış olur.