Bir ceza davasında, sanık hakkında düzenlenen iddianamede, eyleminin TCK m. 149 (nitelikli yağma) suçunu oluşturduğu belirtilerek bu maddeden ceza istenmiştir. Mahkeme, yargılama sonucunda eylemin aslında TCK m. 142 (nitelikli hırsızlık) suçunu oluşturduğuna kanaat getirmiştir. Bu durumda mahkeme, sanığa ek savunma hakkı vermek zorunda mıdır?
Evet, kesinlikle zorundadır. Her ne kadar nitelikli hırsızlık suçu, nitelikli yağma suçuna göre daha az cezayı gerektiren, yani sanık lehine bir durum olsa da, bu iki suçun unsurları birbirinden tamamen farklıdır. Yağma suçunun temel unsuru 'cebir veya tehdit' kullanılmasıdır. Hırsızlık suçunda ise cebir veya tehdit unsuru yoktur. Sanık, yargılama boyunca kendisine isnat edilen cebir veya tehdit iddiasına karşı savunma yapmıştır. Mahkemenin, eylemde cebir veya tehdit olmadığı, sadece zilyedinin rızası olmadan malın alınması fiilinin (hırsızlık) bulunduğuna karar vermesi, 'suçun hukuki niteliğinin' kökten değişmesi anlamına gelir. Sanığın, bu yeni ve farklı unsurlara sahip suçlamaya karşı da savunma yapma hakkı vardır. Bu nedenle, mahkeme CMK m. 226 uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanımalıdır. Aksi durum, savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve mutlak bir bozma nedenidir.