TCK m. 316 (Suç için Anlaşma) suçunda, anlaşmanın 'maddi olgularla belirlenmesi' şartı, suçun sübutu açısından ne anlama gelir? Bu şartın olmaması halinde nasıl bir sonuç ortaya çıkar?
Anlaşmanın 'maddi olgularla belirlenmesi' şartı, suçun sübutu, yani ispatı açısından temel bir kuraldır. Bu, anlaşmanın varlığının soyut iddialar, varsayımlar veya niyet okumalarıyla değil, dış dünyada gözlemlenebilen, somut ve objektif delillerle kanıtlanması gerektiği anlamına gelir. Bu maddi olgular; tanık beyanları, sanıkların kendi aralarındaki yazışmalar, telefon görüşmeleri, yapılan toplantıların tutanakları, hazırlanan plan veya krokiler, görev dağılımı listeleri gibi somut kanıtlardır. Bu şartın olmaması halinde, suçun maddi unsuru oluşmamış sayılır ve beraat kararı verilmesi gerekir. Kanun koyucu, özellikle ifade özgürlüğü ile yakın teması olan ve hazırlık hareketlerini cezalandıran bu suçta, keyfi suçlamaların ve sübjektif değerlendirmelerin önüne geçmek için bu güvenceyi getirmiştir. Maddi olgularla desteklenmeyen bir 'anlaşma' iddiası, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği mahkumiyete dayanak oluşturamaz.