Bir ceza davasında, iddianamede sanık hakkında TCK m. 50/1-a (kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi) maddesinin uygulanması talep edilmiş, ancak mahkeme bu seçenek yaptırımı uygulamayarak sanığı ertelemesiz hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2013/24835 K. sayılı kararına göre, mahkemenin bu durumda sanığa ek savunma hakkı vermesi gerekir miydi?
Evet, gerekirdi. Yargıtay'ın ilgili kararında, özellikle adli para cezasının erteleme hükmüne göre sanık lehine olduğu durumlarda, iddianamede talep edilen bir lehe hükmün (seçenek yaptırımın) mahkeme tarafından uygulanmaması, sanığın durumunu aleyhe ağırlaştıran bir sonuç doğurur. Savcılık, sanık hakkında daha lehe olan adli para cezası yaptırımının uygulanmasını talep etmişken, mahkemenin bunu uygulamayarak doğrudan hapis cezasına hükmetmesi, CMK m. 226/2 kapsamında 'cezanın (niteliğinin) artırılması' veya aleyhe değiştirilmesi olarak yorumlanmalıdır. Bu nedenle, mahkemenin sanığa 'TCK m. 50/1-a'nın uygulanmama ihtimaline binaen' ek savunma hakkı vermeden karar kurması, savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmiş ve hukuka aykırı bulunmuştur.